Bir Dakika, Bir Ömür: Maraş Depremi Kaç Saniye Sürmüştür?
Herkesin, bazen bir anın içindeki her şeyin ne kadar kısa sürebileceğini fark etmesi gerekiyor. Bu yazı belki de o kısa anları hatırlamamı sağlayacak. 2023’ün o korkunç sabahında Maraş’tan gelen haberle ne kadar küçük ve savunmasız olduğumuzu bir kez daha hissettim. Bir saniye, belki bir dakika… O kadar kısa bir süre ama bir insanın hayatı değişebiliyor. Sadece saniyelerle ölçülen bir felaketin içinde nasıl hayatta kalabiliriz, nasıl güçlü olabiliriz? Belki de bu yazı, yaşadıklarımı ve hissettiklerimi bir nebze de olsa anlatabilmek için yazıldı.
O An, O Kısa An: Kayseri’deki Sabah
Sabahın ilk ışıkları Kayseri’ye vurduğunda, yataktan zar zor kalkıp kahvemi yapmaya başlamıştım. Telefonumda sosyal medya akışına bakarken, birden gelen haberlerle irkildim. Maraş’ta büyük bir deprem olmuştu. Hemen saatimi kontrol ettim, sabah 4:17’ydi. İlk başta, her şeyin normal olduğunu düşündüm. O kadar çok büyük deprem haberi duyuyorduk ki, belki de bu da onlardan biri diye geçirdim aklımdan. Ama öyle değildi. Hayatımda duyduğum ilk “kısa ama güçlü” deprem, beynimde yankılandı. “Kaç saniye sürdü?” diye sordum. Hızla içimden hesaplamalar yaparken, bir yandan da Maraş’tan gelen haberler, acı içinde gözlerimle karışıyordu.
O sabah, Kayseri’nin sakin havası, birden farklı bir tınıyla değişti. O kadar kısa sürdü ki… O kadar kısa bir süre içinde, bir şehir yerle bir olabiliyor. İnsanlar, evlerinden çıkabilmek için ne kadar zaman harcadı, bilmiyorum ama o anın içinde, her şeyin birden değişmesi korkunçtu. “Maraş depremi kaç saniye sürmüştür?” sorusu bir türlü kafamdan çıkmadı. Bir saniye, belki bir dakika… Fakat, geriye ne kaldı? Kırıklar, yıkıntılar, kayıplar… Ne kadar kısa, ama bir o kadar da derin bir boşluk bıraktı geriye.
Bir Dakika, Bir Ömür
O birkaç saniye, hayatın ne kadar kısa olduğunu hatırlatıyor insana. O birkaç saniye içinde ne kadar değişebileceğini, bir şehirde kaç kişinin kaybolabileceğini düşündüm. Çevremdeki insanlar, çoğunlukla sessizdi. Kimi zaman yaşanan felaketlerin büyüklüğünü anlamak için, sadece kendi iç yolculuklarımıza bakmamız gerekiyor. Bir odayı terk edebilmek için ne kadar zaman harcıyoruz, değil mi? Ama o an, tek bir saniye bile önemliydi. Her saniye, her an daha değerli hale geldi.
O an, Kayseri’de evimde tek başıma kahvemi içerken, birkaç yüz kilometre uzaklıkta Maraş’ta neler oluyordu? Geriye kalacak ne vardı? Ne kadar hızlı yıkılabilir bir şehir, hayatlarımız gibi? O kadar kısa bir süre… Ama bir o kadar büyük bir acı. “Maraş depremi kaç saniye sürmüştür?” diye düşündüm, ama belki de aslında sadece saniyeler değil, o saniyelerin içinde geçen binlerce duyguydu, hayatları değiştiren.
Biraz Umut, Biraz Kırıklık: Hayatta Kalmak İçin
Kayseri’deki sabahımda düşündüm, acaba Maraş’ta kaybolan insanlar geri dönebilir mi? O kadar kısa bir süre içinde insanlar hayatlarını kaybetmişti ve ben burada, evimde, sessizce oturuyordum. Bir yanda korku, diğer yanda belki de biraz hayal kırıklığı. Gerçekten bir felaketi izlerken neler hissediyorsunuz, bilemiyorum. Ama bir yandan da, yaşamın ne kadar değerli olduğunu anlıyorsunuz. Her şey çok kısa, her şey ne kadar hassas… “Kaç saniye sürmüştür?” sorusu bir başka anlam kazandı. Bir dakikadan az bir sürede insanlar hayatlarını kaybetmişti ve biz, hepimizin sahip olduğu bu hayatı nasıl daha anlamlı hale getirebiliriz diye düşündüm.
Ve sonra o an geldi: “Hayatta kalmak, bu kadar kısa bir sürede hayatta kalmak, ne demek?” İçimden bir ses, her şeyi kucaklayabilmemiz gerektiğini söylüyordu. Bu sadece bir felaketin kısa bir anıydı. Ama o anın içinde, yeni bir yaşam, bir umut vardı. O anın içindeki kırıklık, bana bir şey öğretti: Hayatta kalanlar için, her saniye bir başlangıç, bir fırsattı.
Sonuçta, O Kısa Anın Ardında Ne Kaldı?
O birkaç saniye, belki de yıllar sonra, yaşamın anlamını hatırlatacak bize. O kadar kısa sürdü ki, ama o kadar derin bir etki bıraktı. Maraş depremi, belki de yaşamın kıymetini hatırlatacak bizlere. Zamanın ne kadar geçici olduğunu, her şeyin bir anda değişebileceğini anladık. Ama bir yandan da, hayatta kalmak için umut vardı. O kısa anın içinde, belki de her şeyin ne kadar kıymetli olduğunu öğrenmiş olduk. Bu yazıyı yazarken hala soruyorum: “Maraş depremi kaç saniye sürmüştür?” Ama sanırım artık bu sorunun cevabının ötesinde, önemli olan, her anı nasıl yaşadığımız ve her saniyenin bizim için ne kadar değerli olduğu…