Askeriyede KH Ne Demek? Kimseye Anlatmıyorum Ama Herkes Biliyor! İzmir’de bir kafede, “Askeriyede KH ne demek?” diye soran biri olsa, etrafımdaki her kafadan en az üç farklı yanıt gelir. Kimisi bunun anlamını bilmiyordur, kimisi az çok tahmin eder, kimisi ise “Hadi ya! Sen hala KH mı kullanıyorsun?” diye güler. Ama gerçek şu ki, herkesin kendi kafasında bir KH tanımı var ve bu tanım, askeriye deneyimi ve belki de o “askeri düzen” anlayışına göre şekilleniyor. O yüzden bugünkü yazımda, biraz cesurca, biraz da mizahi bir şekilde bu konuyu ele alacağım. Askeriyede KH Ne Demek? Askeriyede KH, Kuşkulu Hal demek. Bu aslında…
10 YorumEtiket: bir
1 Kare Bitter Çikolata Kaç Gramdır? Sosyolojik Bir Bakış Bir Araştırmacının Girişi: Toplumsal Yapıların Gözlemi Bir sosyolog olarak, toplumsal yapıların ve bireylerin etkileşimlerini anlamaya çalışırken, bazen sıradan gibi görünen şeyler aslında oldukça derin anlamlar taşıyabiliyor. Bugün, belki de çoğu kişi için önemsiz gibi görünen, “1 kare bitter çikolata kaç gramdır?” sorusunu ele almak istiyorum. Bu basit soru, çok daha geniş bir toplumsal yapının ve kültürel pratiklerin bir yansıması olabilir. Çikolata, tıpkı birçok başka günlük ürün gibi, yalnızca bir tat olarak değil, aynı zamanda toplumsal normlar, cinsiyet rolleri ve kültürel alışkanlıklarla şekillenen bir öğedir. Bitter çikolata, modern toplumda sıklıkla ‘sağlıklı’ ve…
14 YorumKarl Popper: Bilimin Sınırları ve Eleştirisinin Yanılsamaları Karl Popper, modern felsefe ve bilim anlayışında devrim niteliğinde bir figürdür. “Bilimsel gerçeklik” meselesine yaklaşımı, yüzlerce yıl boyunca süregelen dogmatik düşünceyi altüst etti. Ancak, Popper’ın savunduğu her şeyin altındaki bazı temel varsayımlar ve yönler, kritik düşünmeyi sevenleri her zaman bir adım daha ileriye taşımaktan çok, bazen olası yanılgılarla baş başa bırakmıştır. Gelin, Popper’ın bilim anlayışına cesur bir gözle bakalım. Popper’ın Bilim Anlayışı: Test Edilebilirlik ve Falsifikasyon Popper, bilimin temelinin “falsifikasyon” olduğunu savunur. Yani bir teorinin bilimsel olarak geçerli olabilmesi için, test edilebilir ve yanlışlanabilir olması gerektiğini iddia eder. Popper’a göre, bilimsel bir teori,…
6 YorumReformcu Olmak Ne Demek? Ekonomi Perspektifinden Bir Analiz Kaynakların Sınırlılığı ve Seçimlerin Sonuçları Ekonomi, insanların sınırlı kaynaklarla sınırsız ihtiyaçlarını karşılamaya çalıştığı bir alandır. Bu temel prensip, aynı zamanda reformculuğun da zeminini oluşturur. Her ekonomik sistemin bir takım öncelikleri vardır ve bu öncelikler, kaynakların nasıl dağıtılacağı, kimin neye sahip olacağı ve toplumsal refahın nasıl artırılacağı konusunda derin etkiler yaratır. Reformcu bir bakış açısı, bu dinamikleri göz önünde bulundurarak, mevcut sistemin daha verimli ve adil hale gelmesi için değişiklikler yapma ihtiyacını savunur. Kaynakların sınırlılığı, seçimler yapmayı zorunlu kılar. Her seçim, potansiyel faydalar ve zararlar arasında bir denge kurmayı gerektirir. Ekonomistlerin en temel…
8 YorumKanser Nasıl Önlenir? Siyaset Bilimi Perspektifinden Bir Değerlendirme Siyaset bilimi, toplumsal yapıların, güç ilişkilerinin ve ideolojilerin bireylerin yaşamlarını nasıl şekillendirdiğini anlamaya çalışan bir disiplindir. Kanser gibi küresel bir sağlık sorunu ise, sadece bireysel bir hastalık meselesi olmanın ötesine geçer; bu, aynı zamanda iktidarın, kurumların ve vatandaşlık anlayışının nasıl etkileşime girdiği bir süreçtir. Bir siyaset bilimci olarak, kanserin önlenmesi meselesini sadece tıbbi bir konu olarak değil, toplumsal ve siyasal bir olgu olarak da ele alıyorum. Bu yazıda, kanserin önlenmesinin, toplumsal düzen, ideoloji ve iktidar ilişkileri çerçevesinde nasıl şekillendiğini irdeleyeceğiz. İktidar ve Kurumlar: Sağlık Politikalarının Gücü Kanserin önlenmesi, aslında bir sağlık sorunu…
12 YorumKaman Ne Demek? TDK’ye Göre Anlamı ve Öğrenme Sürecine Etkisi “Öğrenme, insanın hayatını dönüştürme gücüne sahip bir süreçtir.” Bir eğitimci olarak, her öğrencinin öğrenme yolculuğunda ne kadar farklı dinamiklere sahip olduğunu gözlemlemek her zaman ilgi çekici olmuştur. Öğrenme, sadece bilgi edinme değil, aynı zamanda dünyayı algılama biçimimizin değişmesidir. Bir kelimenin anlamı bile, doğru bir şekilde öğrenildiğinde düşünce dünyamızda büyük değişimler yaratabilir. Peki, bugün Türk Dil Kurumu’na (TDK) göre “Kaman” kelimesi ne anlama geliyor ve bu anlam, öğrenme süreçlerimizde nasıl bir yer tutuyor? Bu yazıda, “Kaman” kelimesinin anlamını ve Türkçedeki kullanımını inceleyecek; aynı zamanda öğrenme teorileri ve pedagojik yöntemler üzerinden kelimenin…
16 YorumGez Kanatlan Kimin? Geçmişten Günümüze Bir Dönüşüm Hikayesi Bir tarihçi olarak, geçmişin sayfalarını çevirdikçe, her kelime ve her dönüm noktası bana yalnızca bir zaman diliminin değil, bir toplumun ruhunun da yansıması gibi gelir. Geçmiş, sadece eski olaylar ve kişilerin izlerini taşıyan bir kavram değil, aynı zamanda bugünü anlamamızı sağlayan bir köprüdür. Günümüzle bağ kurmak için, geçmişteki kırılma noktalarına bakmak, toplumsal dönüşümlerin nasıl şekillendiğini incelemek oldukça önemlidir. Peki, “Gez Kanatlan Kimin?” gibi derin bir soruyu sorarken, neyi sorguluyoruz? Geçmişin izleriyle, bu günün yolculuğunu birleştirmek istiyoruz. İşte, bu yazıda bu soruyu tarihsel süreçler üzerinden inceleyeceğiz. Gez Kanatlan Kimin? Tarihin Kırılma Noktaları ve…
12 YorumDaguerreotype Nasıl Yapılır? Tarihsel Arka Planı ve Güncel Tartışmalarla Bir İnceleme Tarihsel Kökenler 19. yüzyılın başları, görsel temsil ve teknolojinin buluştuğu bir dönemi işaret eder. Fransız sanatçı ve kimyager Louis‑Jacques Mandé Daguerre, 1839’da daguerreotype adıyla bilinen ilk başarılı fotoğrafik süreci kamuoyuna duyurmuştu. ([Vikipedi][1]) Bu süreç, gümüşle kaplanmış bakır levha üzerine ışığın etki etmesine ve ardından civa buharı gibi kimyasallar aracılığıyla imajın görünür hale gelmesine dayanıyordu. ([Vikipedi][1]) Teknik olarak karmaşık olsa da, daguerreotype devrimi sadece bir görsel yenilik değil; aynı zamanda toplumsal düzenin, kimlik üretiminin ve kurumların nasıl algılandığının da dönüştüğü bir anı temsil ediyordu. Daguerreotype Nasıl Yapılır? Daguerreotype süreci adeta…
6 YorumBazen bir sorunun içine gizlenmiş çok daha büyük meseleler vardır. “Çeyrek ne kadar 20266?” sorusu kulağa yalnızca ekonomik bir merak gibi gelebilir. Ama biraz derinleştiğimizde bu sorunun arkasında toplumsal cinsiyet, çeşitlilik, sosyal adalet ve ekonomik eşitsizliklerin izlerini görmek mümkündür. Gelin bu meseleyi birlikte düşünelim, hem rakamların soğuk yüzüne hem de hayatın sıcak gerçeklerine bakarak. Çeyrek altının simgesel gücü Çeyrek altın Türkiye’de sadece bir yatırım aracı değil, aynı zamanda kültürel bir semboldür. Düğünlerde gelin ve damadın boynuna takılan, bayramlarda hediye edilen, acil durumlar için kenara koyulan bir güvence. “Çeyrek ne kadar?” sorusu bu yüzden sadece piyasaya dair bir soru değil; aslında…
26 YorumÖn İncelemeci Ne Yapar? Edebiyatın İncelikli Dönüşümü Kelimeler, bir düşüncenin vücuda gelmesinde kullanılan en güçlü araçtır. Her bir kelime, bir anlam yükü taşır ve bir araya geldiğinde, kelimeler dünyayı şekillendiren, bazen dönüştüren bir güce sahiptir. Edebiyat, işte bu gücü en etkili biçimde kullanan sanat dalıdır. Bir anlatı, hayal gücünün derinliklerinden çıkarak, toplumu ve bireyleri etkileme gücüne sahip olabilir. Peki, bu metinlerin gerisinde kimler var? Metinlerin karmaşık yapısını derinlemesine inceleyen ve onları anlamlı bir bütün haline getiren kişi kimdir? İşte burada devreye ön incelemeci girer. Ön incelemeci, bir eserin edebi değerini, dilini, yapısını, karakterlerini ve temalarını analiz eden, bir anlamda yazarla…
16 Yorum